Korona virüs ile bitki bazlı et ürünleri satışı ikiye katlandı.

Korona virüs ile bitki bazlı et ürünleri satışı ikiye katlandı.
Korona virüs ile bitki bazlı et ürünleri satışı ikiye katlandı.

Dünya çapında vejetaryen ve vegan beslenme alışkanlığı hızla yayılıp veganlara yönelik gıdalar market raflarındaki yerlerini genişletirken, korona virüs salgını tüm dünyada et alternatifi bitkisel protein ürünlerine ilgiyi arttırdı.

Gelişmiş ülkelerde son yıllarda yüzde 15’e varan büyüme ile en hızlı büyüyen pazarlardan biri olan vegan ürünler pazarı, korona virüs salgınıyla büyük bir sıçrama yaşadı. Türkiye’de de vegan köfte, burger, kebap gibi vegan ürünlerin satış artışı yüzde 100’e ulaştı.

Vegan ürünler üreten Veggy’nin sahibi İnci Özcebeci, “Virüsün çıkış yerinin Çin’in Vuhan kentindeki bir et pazarının olması, ayrıca, kuş gribi, domuz gribi gibi hastalıkların da hayvancılıkla ilişkili olarak ortaya çıkması, tüketicilerin çoğunlukla evde olduğu bu dönemde yeni et alternatiflerini deneyerek tercihlerini bitkilerden yana kullanmalarını açıklıyor. Önümüzdeki yıllarda da çevresel faktörler ve sağlık nedenleri ile hayvansal gıdaların vegan muadilleri market raflarındaki yerini büyütecek gibi görünüyor” dedi.

Özcebeci, “Sadece hayvansal gıdalardan sakınanlar değil, bazı öğünlerinde et yemek istemeyenler, ete alternatif arayanlar da ürünlerimizi zevkle tüketiyor. Ürünlerimizi hazırlarken herkesin damak tadına uygun olmasına özen gösterdik, çünkü biliyoruz ki çoğu vejetaryen, vejetaryen olmayan aileleri ile yaşıyor. Bununla beraber ürünlerimiz sadece bitkisel yağlar içerdiğinden kolesterol problemi olanlar için de ideal” dedi.

Özcebeci, vegan sektörünün tüm dünyada büyüdüğüne dikkat çekerek, “Bilimsel çalışmalar sayesinde bitkilerin proteinini ayrıştırarak neredeyse gerçeğe yakın et ürünleri yapmak mümkün hale geldi. Sürdürülebilir bitkisel ve temiz proteinlerle beslenmenin, geleceğin beslenme şekli olacağını tahmin etmek zor değil. Sadece topraktan gelenlerin zenginliğini kullanmak ilk şartımız. Ama yüksek proteinli, besleyici ve çok lezzetli olmasından da ödün vermiyoruz. Kullandığımız her hammaddenin nerede ve nasıl üretildiğini sorguluyor, insan sağlığına veya çevreye zararlı olabilecek herhangi bir madde içermemesine büyük önem veriyoruz. Bitkisel beslenmenin bir yoksunluk olmadığını bilmekle beraber, yeme alışkanlıklarının da kolay değişemediğinin bilincindeyiz. Bu nedenle, hem geleneksel hem de yeni nesil yemek kültürlerini değerlendirerek, beklentileri karşılayabilecek alternatif protein çeşitleri yapmak için uğraşıyoruz” diye sözlerini tamamladı.

Benzer Haberler