Nazlıaka: "Kibriti çakan da kibriti veren de yargı önünde hesap verene kadar mücadelemiz sürecek"

Nazlıaka: "Kibriti çakan da kibriti veren de yargı önünde hesap verene kadar mücadelemiz sürecek"
Nazlıaka: "Kibriti çakan da kibriti veren de yargı önünde hesap verene kadar mücadelemiz sürecek"

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Sivas katliamının 28. yıl dönümünde, Sivas'ta düzenlenen anmaya katıldı. Nazlıaka açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "28 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 33 aydın, yazar, şair, sanatçı ve 2 otel görevlisi olmak üzere 35 can yakılarak katledildi. Katliam sonrası 128 kişi hakkında “laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma” suçundan dava açıldı. Davada, 38 sanık idam cezasına çarptırıldı fakat bu sanıklar daha önce tahliye edildiği için yurt dışına kaçtı ve yakalanmadılar! Uluslararası arama emrine rağmen kaçan hiçbir sanık Türkiye’ye iade edilmedi. Çünkü yıllardır süren hukuk mücadelemize karşın Adalet Bakanlığı bu sanıkların Türkiye’ye iadesi noktasında etkin bir soruşturma yürütmedi. Süreç o kadar hukuksuz işledi ki, davanın bir numaralı sanığı Cafer Erçakmak’ın 18 yıl Sivas’ta yaşadığı ve eceliyle ölene kadar da elini kolunu sallayarak bir hayat sürdüğü açığa çıktı. Bununla da yetinmediler; gözümüzün içine baka baka hukuku yok sayanlar, insanlık suçu olan bu katliamı zamanaşımı ile unutturmaya, katilleri cezasızlıkla ödüllendirmeye çalıştılar. “İnsanlık suçlarında zamanaşımı olmaz” dedik ve demeye de devam ediyoruz. Mevcutta firari üç sanık hakkında yakalama kararı devam ediyor. Bu davanın da zamanaşımı süresi 2023’te sona erecek! Sanıklara ilişkin kırmızı bülten çıkmasına rağmen iadeleri sağlanmadı. Adalet Bakanlığı’na tekrar çağrı yapıyoruz: Üzerinize düşeni yapın, bu sanıkları da zamanaşımı ile aklamayın! Sivas katliamı davasının yargılamasında özensizlik ve ihmallerin ardı arkası kesilmedi. Bugüne dek deliller, tanıklar, bilirkişi raporları yok sayıldı. Yüzlerce sanık, bir kez daha mahkeme önüne çıkarılmadı, en temel hak olan yaşam hakkı hükümetler eliyle ihlal edildi. Canlarını yitiren bizleri adaletsizlikle cezalandırdılar. Süreç o kadar özensiz işledi ki Anayasa Mahkemesi Sivas katliamına ilişkin “yargısal sürecin etkisiz olduğu” iddiasıyla 2014 yılında yapılan başvuruyu yaklaşık 7 yıl sonra görüşmeye aldığını duyurdu! Defalarca söyledik, tekrar söylüyoruz: Geç gelen adalet, adalet değildir! Önce bir yurttaş, sonra Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili, şimdi de Kadın Kolları Genel Başkanı olarak dava sürecinin en yakın takipçilerinden ve tanıklarındanım. Yıllardır gelmeyen adalet, katliamın gerçekleştiği yerde açılan kebapçı öfkemizi ve acımızı her daim büyüttü. Yıllar süren müze talebimiz yok sayılarak, Madımak Oteli, Kültür Merkezi’ne dönüştürüldü. Acımıza saygı duymayanlar, hukuku yıllarca yok sayanlar, anı tabelasına katillerin de isimlerini yazdı! Öfkemiz de acımız da büyük… Fakat eşitlik, adalet, demokrasi ve laiklik mücadelesi vermeye devam ediyoruz. İlk seçimlerden sonra, Sivas Madımak Oteli’nin utanç müzesi olmasına yönelik adım atacağız. Madımak Oteli müzeye dönüştürülene kadar zaman kaybetmemek için Ankara’da müze kurma kararı aldık. Bu kapsamda çalışmalarımız sürüyor. Şu bilinmelidir ki; kibriti çakan da kibriti veren de yargı önünde hesap verene kadar mücadelemiz sürecek."

Hibya Haber Ajansı