Öztrak: "Tarlada çiftçinin malı para etmiyor, pazarda vatandaşın eli mala değemiyor"

Öztrak: "Tarlada çiftçinin malı para etmiyor, pazarda vatandaşın eli mala değemiyor"
Öztrak: "Tarlada çiftçinin malı para etmiyor, pazarda vatandaşın eli mala değemiyor"

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak canlı yayın konuyu olduğu BİRKONFED TV'de şu soruları yanıtladı:

"CHP yalan merkezi isimli çizgi filmi nasıl yorumluyorsunuz.?

" Film, 128 milyar dolar nerede? Sorusunu tekrarlıyor"

Bizim içinde çok ilginç oldu tabi biz de çok eğlendik. Bizim bir sorumuz vardı 128 milyar dolar merkez bankası kasasından buharlaşmıştı. 128 milyar dolar nerede? Diye soruyorduk. Bu filmde 128 milyar dolar nerede sorusunu tekrarlayan bir film. Ama tabi bir başka açıdan da üzüldük şu an da AK Parti hükümeti elinde tutan bir parti dolayısıyla milletinde sorunları dağ gibi yığılmış vaziyette sorunlarla uğraşmak yerine film çekmelerini biraz garipsedik. Ama sonuçta açıkça söyleyeyim bu film bizi gerçekten çokta eğlendirdi. Onlarda zaten durumun farkına vardılar çok kısa süre içinde vizyondan kaldırdılar çünkü gişe yapamadı.

Ekrem İmamoğlu elini türbede arkasına atmıştı. Bunun için soruşturma açıldı nasıl yorumlarsınız.?

"Eli arkadan bağlamak yasak ama milletin cebine atmak serbest"

Bu ülkede insanlarının ellerini arkadan bağlaması suç olamaz. Öyle olursa devlet büyüklerinin ellerinin arkadan bağladığı bir sürü fotoğrafları var. Hatta dirseklerini şehitlerimizin tabutlarına değdirdikleri fotoğraflar var. Dolayısıyla bu alana girilirse çok fazla örnek bulunabilir. Bir bakana göre suç diye bir şey olamaz suç kanuna göre tanımlanır. Türkiye ilginç bir noktaya göre gidiyor hatırlayın AK Parti 3Y ile mücadele edeceğiz demişti. 10 -17 yıl önce AK Parti yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile mücadele edeceğiz demişti. Şimdi bu ülkede her şey yasak. Eli arkadan bağlamak yasak ama milletin cebine atmak serbest. Yine buna benzer seyi birçok şeyi yasak olarak saymak mümkün. Türkiye yasaklar ülkesi haline geldi.

Bu kadar çok yasağın olduğu Ülkede iş adamları güvenlerini kaybederler. İş yapmamaya başlarlar. Bu da ekonomik sıkıntı olarak bize döner. Türkiye’nin bir an evvel yasaklar ülkesinden çıkması lazım.

Türkiye’nin hızla yeni ve güçlü parlamenter sisteme, milli iradenin tüm renkleriyle mecliste tecelli ettiği bir yapının mutlaka bu ülkede kurulması lazım.

Devletin yaptığı sosyal yardımlar ve 17 günlük kapanma yeterli mi.?

"Pandemi bir mücbir sebeptir"

Türkiye gerçekten kendi vatandaşlarına en az bütçeden destek veren bir ülke. 60 milyar hükümet destek verdi. Türkiye yine kendi vatandaşlarına en çok borca batıran ülke oldu ilk üçte yer alıyoruz.

Ekonomiyi kapatıyorsunuz üretmiyor, kazanmıyor, durmuş gel sana borç vereyim. Başka ülkeler ne yapıyor İngiltere ve Almanya’da çok ciddi esnafa destek veriliyor. Eve ne kadar kira ödüyorsun ben ödeyeceğim diyor.

Geçilmeyen yollara geçilmeyen köprülere garantiler ödeniyor. Dedik ki bunları ödemeyin. Pandemi bir mücbir sebeptir. Erteleyin dedik onu da yapmadılar.

Tüm ülkeler vatandaşlarına para ödüyorlar. Önerilerde bulunduk. Kısa çalışma ödeneğini ger getirin dedik onu da yarım yamalak yaptılar. Ortada ciddi bir zulüm var 1600 -1700 lira parayla inanları ayakta tutmaya çalışıyorlar.

Dünyada en fazla sefalet çeken 11. ülkeyiz

Bilim insanlarının söylediği bir şey var dünyada bizimkinden daha sert tam kapanma uygulayanlarda dahi hasta ve vaka sayıları bu kadar hızlı düşmüyor diyorlar. Bunun amacına ulaştı mı ulaşmadı mı söylemek zor. Bunun için doğru düğün aşılamayı yapmamız lazım. Yerli aşı dedik hala yerli aşı ortada yok.

220 milyar dolar dış borç var nasıl ödenecek.?

"Bu ülkede mafya konuşuyor sorumlular susuyor"

Ülkenin çekiciliğini artırmanız gerekiyor. Damat gitti yeni ekip iş başına geldi. Bu ülkede mafya konuşuyor sorumlular susuyor. Türkiye çok ciddi devlet krizi yaşamaya başladı. Yönetimlerin çözüm üretme kapasitesi zayıfladı. Borçlanarak büyüme ekonomiyi şişirerek sahte cennet yaratma süreci tamamlandı.

Sicil affı yapılmadı insanlar çalışamıyor, kredi çekemiyorlar. Her şey günübirlik gelişiyor. Planlama dahilinde yapılamaz mıydı.?

"Lebalep kongreler pandeminin yayılmasına sebep oldu"

Kapanma süreci eğer devlet planlama teşkilatı gibi mesele bütün yaklaşan bir teşkilat olaydı bunu tartışarak kabul edilmiş olsaydı gitgelleri yaşamadık. Sebze meyve ziyan olmazdı. Semt pazarlarında meyve sebze fiyatları artıyor. Tam bir karışıklık içinde gidiyor genel olarak temel problem şu planlama yok. Bu şikayetini ziraat odalarında da dinledim.

Tarım bakanı çıkıyor diyor ki; çifti çok çalışıyor az kazanıyor diyor. Böyle laf olur mu.?

Türkiye neden kapandı.? Lebalep kongreler pandeminin yayılmasına sebep oldu. Yeniden pik yaşadı ekonomi kapandı. Yetmedi şampiyonlar ligini portekize verdiler formula 1 türkiyeden gitti. Bu turistlere mesaj veriyor gelmeyin diye. Vatandaş öz yurdunda garip öz vatanın parya oldu. Aşıda inanlar ikinci sınıf oldu.

Dünyanın her yerinde planlama faaliyeti vardır. En büyük problemimiz yönetimin hibris hastalığına tutulmuş olmasıdır. Hibris hastalığı kibir hastalığıdır her şeyin en iyisini ben bilirim.

"Vatandaş artık sandık istiyor"

Bu sistem bu rejim milletin cebini boşaltıyor. Seçimle yeni bir kadronun iş başına geçmesi gerekiyor.

Bu konuda siz ne yapacaksınız.?

1-Devleti ekonomisini ve İşleyişinin ne olduğunu en iyi bilenin ben CHP de olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin en kritik dönemlerinde görev almış inanlar CHP’de yer alıyor.

2-Mevcut kurallarla ülke yönetilemiyor. Yeni kurallar gerekiyor.

3-Mevcut kurumlarla ortada kurum yok, yeni kurum gerekiyor.

Demokrasi ve hukuk devletini yeniden güçlendireceğiz. Parlamenter sisteme geçmemiz lazım. Borçlanmayla ekonomiyi şişiren modeli bırakacağız yeni ekonomi modele geçeceğiz en önemli parametre verimlilik.

"Türkiye’de asgari ücret 200 dolarlara kadar düştü"

Düşük ücretle değil yüksek verimlilikle büyüyeceğiz. Yeşil ekonomiye ağırlık vereceğiz. Teknolojiyi ciddi şekilde kullanacağız. Aile destekleri sigortasını mutlaka yapmamız lazım. Yapılan işlen sürdürülebilir olması lazım. Çevreyi tahrip etmeden büyümemiz lazım.

Eğitim sıkıntısında CHP’nin politikası nedir.?

"Bu ülkenin madenleri yok petrolleri yok ama gençleri var" 

Genç nüfus var biz bundan iyi faydalanamıyoruz. Bunu üretime seferber edemiyoruz. Evde oturan ev genci dediğimiz bir genç nüfus ortaya çıktı. Bu ülkenin madenleri yok petrolleri yok ama gençleri var biz bunu değerlendiremiyoruz.

Biz baştan beri sunu söylüyoruz sanayi ve eğitim iç içe olmalı. Bazı üniversiteleri organize sanayi bölgesinde açmak gerekiyor. O zaman eğitimle istihdam oranını dengeleyebiliriz.

İnsanlar sizin projelerinize nerden ulaşabilir.? Bu tabana neden yansıtılmıyor.?

"Hep eleştirdiklerimi medyada görüyorum"

Herhalde biz anlatamıyoruz ama elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz. Yeni yeni halk bizi dinlemeye başladı. Ben şu anda milletimize ulaştığımızın farkındayım. Türkiye’de o kadar çok eleştirecek şey var ki. Ben eleştiriyorum sonra ne yapacağımızı söylüyorum. Ama hep eleştirdiklerimi medyada görüyorum.

Kafamızdaki projeleri anlatıyoruz ama filmlerle anlatmak biraz daha seçimlere doğru olacak şeyler. Şu an iktidarı denetleme görevindeyiz.

Apartman görevlilerinin sorunları ev hanımlarının sorunları tüm bunlara çözüm ürettik. Her ne kadar duyulmasın isteseler de milletimiz duyuyor.

Aşılarla alakalı Türkiye’nin ana sıkıntısı nedir.?

Ekonomik sıkıntıdan çok tek bir firmaya 50 milyon doz aşı için anlaşma yapmış olmak. 25 milyon doz gönderilmiş. Birkaç tane şirketle bu anlaşmayı yapabilmek lazımdı.

Firmalar hep hükümete yakın olan firmalar bizi yaklaştırmıyorlar bile. Bizden birşey istenirse biz tabi ki yaparız. Biz dedik ki tek bir yere bağlı kalmayın aşı tedarikini genişletin. Müdebbir tüccar gibi davranmamak gerekir.

MHP’nin sunduğu anayasaya CHP’de nasıl bakılıyor.?

"Anayasayla bunların üstünü örtmenin anlamı yok"

Bu sitemi daha da güçlendirecek bir anayasa bu. Bu sistem 3 yılda canımıza okudu. Sistem çalışmıyor. Seçimler bu sistem üzerine yapılmalı. Şu anda anayasayla uğraşılacak zaman değil, pandemi ve ekonomi. Anayasayla bunların üstünü örtmenin anlamı yoktur.

Esnaf ve şirketlerin vergi vergi, SGK borçları dahil bütün borçlar yeniden yapılandırıldı. Geldiğimiz pandemi döneminde bu borçların taksitini ödeyemeyen mükellef sayısı çok fazla. Bu yapılandırma taksitleri ileri bir tarihe ötelenir mi? Yoksa yapılandırma bozulacak mı?

Neden sürekli sistem değişikliği isteniyor.?

"Bu sistem milletin cebini boşaltıyor"

Sürekli sistem değişikliği istenmiyor. Yani 3 yıl geçti üzerinden bu sistemin bize hiçbir yararı olmadığı ortaya çıktı. Milletin cebini boşaltan bir sistem. Yani 200 milyar dolar gitti cebimizden. Bu projenin düğmesine basıldığı 2013 yılından itibaren oradan bakarsanız her şeyi alt üst etti. Bu sisteme geçeceğiz diye Türkiye, hain askeri darbe girişimlerini bile gördü. Sivil darbeleri gördü. 21. yy'da görmemesi gereken her şeyi gördü. Dolayısıyla bu sistemin mutlaka değişmesi gerekiyor. Hızlı karar alacak dedikleri sistemin karar alamadığı ortaya çıktı 70 küsur cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartmışlar 46 tanesi çıkanı düzeltmek için çıkarılmış. Onun için sistem çalışmıyoruz o sebeple bir an önce sistemin değişmesi lazım.

"Tarlada çiftçinin malı para etmiyor, pazarda vatandaşın eli mala değemiyor"

Yeniden yapılandırmayla ilgili olarak söyleyeceğim şey şu burada önerdikte biz bunu bu son kapanma dönemini de dikkate alarak bu yeniden yapılandırmaya bir daha bir bakmak lazım. Yani muhtemelen bunların bir kısmı ödenemeyecek. Milletin çekiyle senediyle şunla bunla uğraşacaklarına esas bu tarafa dönüp bakmaları lazım.

Şimdi çok açık söyleyeyim şu anda bankaların tabii oldukları kurallar önemli ölçüde gevşetilmiş vaziyette özellikle geri dönmeyen kredilerle ilgili kurallar çok gevşetildi. Bundan bir geri dönülse normal kurallara doğru gelinse bir ürü geri dönmeyen kredi çıkacak ortaya. Bu tabi çok büyük bir problem olacak. Dolayısıyla önümüzdeki dönemin bence en önemli sorunlarından bir tanesi bu borç meselesidir. Bu borcun sürekli çevrilebilir halde tutulması lazım yeniden yapılandırma bunun önemli unsurlarından bir tanesidir.

Ama bakın geçenlerde tarım kredilerini yeniden yapılandırdılar. Krediyi yüzde 19 faizle yeniden yapılandırıyor. Yüzde 19 faizle yeniden yapılandırdığın zaman adam bunu keyfinden mi ödeyemedi.?

Sen kapattığın, iş yapamadığın için ödeyemedi. Yani tarlada çiftçinin malı para etmiyor, pazarda vatandaşın eli mala değemiyor. El yakıyor. Böyle garip bir tabloyla karşı karşıyayız. Dolayısıyla bunların hepsinin tedbirinin alınması lazım.

"İnşallah lafta kalmaz"

Birde biz açıkça şunu dedik verdiydi SGK primiydi şuydu buydu bunları eğer erteliyorsan bunları faizsiz ertele dedik. Bir de bunları faizle erteliyorlar. Adam çalışmıyor sen ondan SGK kesintisi yapıyorsun.

Onun için sonunda benim görebildiğim kadarıyla Sayın Erdoğan’da bu işleri kabul etmiş vaziyette”çok kişiyi mağdur ettiğimizi görüyoruz bununla ilgili tedbir alacağız”  dedi ama inşallah lafta kalmaz. Şu anda vatandaş gerçekten çok mağdur. Bu ülkede eğer bu devlet sosyal devletse vatandaşa sahip çıkmak zorundadır böyle vatandaşı ortada bırakamazsınız.

Hibya Haber Ajansı