Sürdürülebilir modanın geleceğini The Stay moda buluşmasında konuştular

Sürdürülebilir modanın geleceğini The Stay moda buluşmasında konuştular
Sürdürülebilir modanın geleceğini The Stay moda buluşmasında konuştular

Modanın, pandemi sonrası değişen yaklaşımı ve sürdürülebilir moda çalışmaları hakkında fikirlerin paylaşıldığı söyleşi The Stay hesaplarında yayınlandı.   Turizm, sanat, moda gibi farklı disiplinlerin pandemi sonrası değişen alışkanlıklarını konu edinen söyleşiler düzenleyen The Stay, bu kez moda dünyasının temsilcilerini aynı platformda bir araya getirdi. The Stay sosyal medya hesaplarında yayında olan, stratejist ve danışman Seda Domaniç’in yönettiği söyleşiye; Lug Von Siga markasının kurucusu ve Kreatif Direktör Gül Ağış, Sürdürülebilir Moda Platformu BluProjects Kurucusu Sinem Çelik, tasarımcı Özgür Masur, H&M Türkiye Müdürü Müge Arpacıoğlu katıldı. Seda Domaniç, sürdürülebilirlik kavramının özünü ve bu alanda yapılabilecek çalışmaları ilham veren bir yaklaşımla konuklarıyla konuştu. “Tekstil sektörü dünyanın kirlenmesine neden olan en büyük sektörlerden biri ve kendi sorumluluğumuzu bilip borcumuzu ödememiz gerekiyor. Kendi adıma küçük kurallarım var. Mesela en az 35-40 kere giymeyeceğim parçayı almıyorum. Gardırop meselesi çok önemsiz gibi görünebilir ama gardırobunuzu düzenlediğinizde 6. beyaz gömleğe ya da 5. siyah pantolona ihtiyacınız olmadığını görüyorsunuz. Tüketim alışkanlıkları değişmezse sürdürülebilirliğe adım atmamız da zor olur” dedi. Pandemide en çok özlemini çektiği şeylerden birinin seyahat etmek olduğunu söyleyen Domaniç, “Uzun dönemli turistlikler, doğaya yakın, sürdürülebilir turizmi de içine alan seyahatler bu dönemde öne çıktı” diye ekledi.   Sinem Çelik, pandemi ile hayatının seyahat odaklı bir iş modelinden yeni kavramları sorguladığı bir döneme doğru değiştiğini söyledi. Tüketici alışkanlıklarını değiştirebilmek adına yapılan şeylerden bahseden Çelik, “Üretim kadar tekstil ve modanın en büyük sorunu atıklar. Konu tüketicilerin farkındalığıyla da ilgili. Son yıllarda ciddi bir farkındalık var. Modanın görünmeyen kısmını tüketicinin bilmesi önemliydi ve pandemiden önce farkındalık hareketi ilerlemeye başladı. Bizim eğitim ve çalışma alışkanlıklarımız tüketimi desteklemek üzerine kurulu. Öncelikle bildiklerimizi unutmamız gerekiyor. Her şey tüketicinin işin mutfağını merak etmesiyle başlıyor. Merak sorgulamayı ve bilinçli düşünmeyi sağlıyor. Her sene 150 milyon ağaç tekstil sektörü için kesiliyor. Biz o gruptan mı yoksa alternatif üretim şekilleriyle üretilmiş ürünlerden mi almaya tercih ediyoruz, bu tüketicinin seçimi” dedi.   Tasarımcı Gül Ağış da pandemide birçok insan gibi sorgulamaya sebep olan bir dönem yaşadığını söyleyerek bu dönemde bahçe ve doğa ile ilgili çalışmalara yoğunlaştığını, bir aromaterapi koleksiyonu çıkaracağını belirtti. “Her bireyin yapabileceği bir şey var. Her birey 10 kilo plastik tüketiyor. İşe buradan da başlayabiliriz” diyen Ağış, “Sürdürülebilirlik geniş bir alandan oluşuyor. Doğaya borçluyuz ve bunu geri ödememiz gerekiyor. Buradan yola çıkarak kendi adıma, küçük bir adımla koleksiyonlarımdan her bir tasarım alındığında 5 ağaç dikiliyor” sözleriyle geri dönüşüme olan katkısından bahsetti.   Pandemi döneminde insanların tüketim alışkanlıklarını sorguladığını söyleyen Özgür Masur, köklü bir değişiklik için insanların alışkanlıklarını değiştirmesinin ve tüketim bilinci oluşturması gerektiğini anlattı. Masur, “Günün sonunda organik de kullansak tüketiyoruz. Toprak pamuğa, petrol polyestere yetişemez oldu. Her alanda sürdürülebilirlik son 2-3 yıldır zorunlu bir ihtiyaç halini aldı. İhtiyacımız olanın ne olduğunu keşfetmeli, tüketimi aza indirgemeli ve yavaşlamalıyız” diye konuştu. Masur seyahat etmeyi de özlediğini söyleyerek “45 yaşıma sıvasız bir taş evde İtalya’da girmeyi hayal ediyorum” dedi.   Gıda atıklarından yapılmış bir ceket ve tekstil atıklarından yapılmış bir gömlekle yayına katılan Müge Arpacıoğlu, “Tekstil ürünlerinin yüzde 20’si geri dönüştürülebiliyor aslında yüzde 95’i yeniden kullanılabilir. Bu oranın ne kadar büyük olduğunu görünce modada dönüştürülebilirlik olmasının zorunluluğunu hepimiz görüyoruz. Gıda atığını giymekten hepimiz gurur duymalıyız, sürdürülebilirliğin hepimiz tarafından yapılabilir olduğunu görmemiz lazım” dedi.

Hibya Haber Ajansı